SAYFA İÇERİĞİ

MEHMETALIOGLU

ismail.ak

''Seçilen'' olmak ister misiniz?

25 Mart 2009 Çarşamba

Kur'anın nâzil olduğu topraklardan, Varlığın ve îmanın kıblesi Kâ'be'den ve Resûlüllah'a misafirlikten gelen bir kardeşiniz olarak; ''Esselâmü Aleyküm ve Rahmetüllah'' diyerek başlayalım..



Of'tan gurubumuzla gittiğimiz umre vesîlesiyle, kısa bir aradan sonra tekrar hasbihal olmaya dâvet edelim...
Merhabalar Efendim...
Gönül bağımızı tazeleyerek geldik.. Bir sevda uğruna binlerce sevdalı Kâ'be'de buluştuk..
Orada birlik gördük.. Dirlik gördük.. Aynı ideal ve aynı gaye gördük.. Dünya Müslümanıyla kardeş olduk Beytullah'ta..
Ama buraya gelince ayrılık ve tefrika gördük.. Geldik amma seçim heyecanının insanımızı sardığı bir atmosferde bulduk kendimizi..

En iyisi bizler umreden yeni döndüğümüz bu günlerde, ''Bir'' olan Rabbimizin seçtikleri ve sevdalısı olarak bütün dünya Müslümanlarıyla Bir'leştiğimiz mekânlardan bahsedelim.. Kalıcı gündemimiz olan hususlardan...

Değerli dostlar..
Siz de seçilmişlerden olabilirsiniz..
İnsanlar tarafından değil de Allah tarafından seçilen olmak.. Ne büyük bahtiyarlık..
Hatırlayınız:... Peygamber Efendimizin isimlerinden biri de Mustafa'dır: ''Seçilmiş, seçkin'' demek...
''Beytullah'a ve Resulüllah'a misafir olan her Müslüman da, O'nun ümmeti içinden de ''seçilerek'' ayrılmış ve ''huzuruna çağrılmış kul, kişi'' demek oluyor....
Her kime Kâ'be nasîp olsa Hüdâ dâ'vet eder,
Kişi sevdiğini seçer, hanesine davet eder
Neml sûresi; 59'da: ''vesselâmu 'alâ ibâdihillezî istefâ'' yâni ''selam Allah'ın seçtiği kullarına da olsun''
Selâm size seçilen kullar!..


Allah-u Teâlâ'nın kendi zâtı için sevip seçtiği ve huzuruna çağırdığı kullardan olmak ne büyük bir şeref..
Rabbim hepimize de tekrâr tattırsın. Âmiiin..



Umreyi Çocuklarla yaşamak daha da güzel..
Ayrı bir güzellik ve neşe katıyor..
Bu sene Oflular olarak beraber gittiğimiz 40 kişilik umre gurubumuzda iki de küçük çocuk vardı:
Biri; 7 yaşında Abdüssemed, diğeri de 9 yaşında Muhammed Alp..
Resimde de görüldüğü gibi; uçağa binmeden Trabzon havaalanında bizimle ihram giydiler..
Abdüssemed'e ihramı giydirirken pantolonunu ve iç çamaşırını çıkartmak kolay olmadı:
-Hadi, ihramı giydin, başka bir şey giymemen lâzim, pantolonu çıkarman lâzım.
-Niye?
-İhram giyen başka elbise giymez..
-Hiç mi giymez?
-Evet.. Hiç bir şey giymez..
-Yâa..Çıkarmasam olmaz mı? der ve utanır çocuk..
-Olmaz.. Hem sâdece sen değil, her erkek iç çamaşırını çıkarır.
-Kalsın istiyorum? Öyle olsa.
-Benim ayağıma bak. Dedim ve giydiğim ihramımı aşağıdan dizime kadar yukarı çekip bir şey giymediğimi gösterince çocuk ancak ikna olur ve pantolonunu çıkaramaya razı olur..
..
Tavaf ediyoruz..
Çocuklar ilgi ile tâkip ediyorlar.. Merakla izliyorlar etrafı..
İlk defa görmüşler. Sorular soruyorlar..
Tavaf sonrası Safâ ile Merve arası sa'y ediyor, koşuyoruz..
Yorulmuşlar..
-Daha koşacak mıyız?..
-Evet 3 defa daha koşunca 7 olacak. İşte o zaman tamam olacak..
-Medinede de koşmak var mı?
-Yok.. Medine'de Cennet bahçesi var.. Oraya ''Ravza'' denir.. Yer bulursak orada oturacak ve dua edeceğiz..
Çocuklar renk kattılar bu umremize.
Ama gurubumuzun yıldızları oldu bu çocuklar..

Konu çocuklardan açılınca, tavsiyemiz; ''umre'yi, anne baba ve çocukla beraber yaşamak lazım''..
Ailece umreye gitmek..
Bizde çok fazla yerleşmiş bir anlayış değil ama bir eksiklik. Aslında olması gereken bir yolculuk bu..
Neden mi?
Arzedeyim:

Erkek olsun kız olsun çocuklara da umre veya hac yaptırılabilir. Yaptıran veliler büyük sevap kazanırlar. Küçük çocuklar için velileri ihrama niyet eder, ...
Umreye asıl ailece gidilmeli
Neden mi? sorusunun cevabını Tavaf ve sa'y edilen Safâ ve Merved'e görürsün..

1- Kâbe'nin inşâsı bir âilenin yâni İbrahim (as) ile ailesinin eseridir..
Her kadın Hacer, her çocuk İsmail, her baba İbrahim aleyhisselam'ı örnek alıp günümüze taşımalıdır.
İşte; İbrahim ile İsmail (a.s.), Beytullah'ın temellerini yükseltirken şöyle dua ediyorlardı: ''Ey bizim Kerîm Rabbimiz! Yaptığımız bu işi kabul buyur bizden! Hakkıyla işiten ve bilen ancak Sen'sin.'' (Bakara; 127)

2- Her sene yaşadığımız Kurban hâdisesi; İbrâhim (a.s) ile İsmâil (a.s) ve Hz. Hacer vâlidemizin olmak üzere yine bir âilenin imtihanıdır..
Kurban hadisesinin gerçekleştiği Mina bölgesinde hadise anlatılırken; Küçük, orta ve büyük şeytanın taşlanması aynı zamanda bir ailenin, Rab'lerine teslimiyeti neticesi şeytanı taşlamalarının sembolü değil midir? Evet..
Baba İbrahim. Anne Hacer ve çocuk İsmail..
Bu târihî hadiseler, âilece oralarda yaşanarak tarihi köklerimizin ve geçmişimizin derinlere uzandığı vurgusu yapılmalıdır...

3- Allah Resulü de eşiyle ailece umre ve hac yapmıştır.
Efendimiz; ''Eşini ve çocuğunu yanında hacca veya umreye getirene mükâfatının çift olduğunu müjdelemiştir'' Sünnet olan ailece hac veya umre yapmaktır.

Öyleyse Saliha bir aile ve hayırlı bir evlâda sahip olmak isteyen bir Müslüman, bu konuyu güzel bir şekilde değerlendirmeye almalıdır.
İşte ceddimiz İbrâhim (a.s.)'ın düası: ''Ya Rabbi! Beni de, neslimi de namazı devamlı olarak ve gereğince kılan kullarından eyle'' (İbrahim sûresi 40)

Hep berâber ''Seçilmişlerden olsak'' kim ne kaybeder..
Evet, değerli dostlar, hemşehrilerimiz..
Gerçek gündemimiz bizim de ''seçilen âileden'' olmamız..
Beytullah, sizi bekliyor..
Resûlüllah sizi bekliyor..
Bu da zor değil.. Evvelâ niyet, sonra da istikâmet gerek..
Hadi gündeminize alın.. Bu güzel ve kutsal umre yolculuğuna hazırlanın.
Unutamayacağınız bir yolculuk olacaktır bu..
İnanıyorum ki bu kararınız ''Kutlu Doğum'' ayında; eşiniz ve çocuğunuza bir sürpriz olacaktır.
Ailece ''Seçilmişliğiniz'' hayırlı olsun. Bunun için Rabbim sihhat, imkân ve fırsat versin... Âmiiin
 
Bugün 7 ziyaretçikişi burdaydı!
 
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol